Bolu Kartalkaya’da 78 kişinin öldüğü, 51 kişinin de yaralandığı Grand Kartal Otel yangınına ilişkin bilirkişi raporu hazırlandı.
Oksijen'den Esen Dolma'nın haberine göre; raporda ihmaller zincirleri teker teker sıralandı.
Yangının yayılmasına, karbondioksidin üst katlara kadar çıkmasına araçları yangından kurtarmak için zorla açılan otopark kapsının büyük etkisi olduğu ifade edildi. Raporda bu anlar kamera kayıtları ile de gösterildi.
ZORLA AÇTIKLARI ORTAYA ÇIKTI
Bu görüntüler, raporda “personelin yardım etmek, yardımcı olmayı denemek yerine kapalı otoparktan araçlarını dışarı çıkarmak için otopark ana giriş kapısını (bölge panosundan şalterlerin kapatılmış olması kapının elektrik bağlantısını da kesmiş olduğundan) bir araya gelerek zorla açtıkları” şeklinde anlatılırken diğer taraftan açılan kapının teknik açıdan yangının gelişimini hızlandırdığı da vurgulanıyor. “Sadece kendileri çıkmak için kapıyı aralamaları bile yeterli olacakken, araçlarını çıkarabilmek için kapıyı tam açmaları sonucunda dışarıdan soğuk (0 °C ve 1.29 kg/m³ ) ve iç bölgede yanma gazlarına (700 °C ve 0.36 kg/m³ ) göre çok daha yoğun olan havanın yangın alanına taşınımına ve oksijen kaynağının sürekliliğine neden olmuştur.”
Rapora göre yangın otelin 4’üncü katındaki (bodrum 1. kat) restoranda grill plate cihazının açık olması ve termostatının çalışmaması nedeniyle saat 03.17’de çıktı (otelin duvar saati 5 dakika ileri).
YANGININ YAYILMASINA KAPILARIN AÇILMASI NEDEN OLDU
Yine kamera görüntülerine göre, “kesinlikle temel yangın eğitimi almamış” resepsiyon görevlisi lobi katına dolan dumanı tahliye etmek için ana giriş kapısının önüne koltuk çekerek kapıları açık tutuyor ve dışarı çıkıyor. Raporda “lobi ve otopark katındaki kapıların personel tarafından açık halde bırakılması nedeniyle yangın alanına sürekli olarak oksijen sağlandığı ve bu şekilde yangının sönümlenme olanağının ortadan kalktığı, sürekli oksijen alan ortamda açığa çıkan yüksek karbonmonoksit seviyesinin de açılan kapılarla oluşan hava akımı sebebiyle baca görevi gören merdiven boşluklarından binanın üst katlarına hızla yayıldığı” belirtiliyor.
Ayrıca geçmiş yıllarda binanın 11 ve 12. katlarında yapılan hatalı tadilatlar nedeniyle 10. kattan sonra merdiven boşluğu bulunmadığı için zehirli duman ve gazların tahliye olabileceği bir hava çıkışı bulunmadığı ve bütün bu zehirli gazlar ve öldürücü sıcaklık düzeyindeki havanın, kat koridorlarına büyük bir hızla dolduğu ve insanların zehirlenmesine ve ölümüne yol açtığı da raporda yer alan tespitlerden. Bu da otel yöneticilerinin yangından önceki ihmalleri ile yangın esnasında personelin hatalarının birleşerek felaketi getirdiği anlamına geliyor.
(03.24) Yangının personel tarafından ilk fark edilme anı.
10 DAKİKADA HERKESİN ÇIKMASI MÜMKÜNDÜ
Bununla birlikte rapordan, resepsiyon görevlisinin yangını haber almasından sonra ‘altın zaman’ olarak nitelendirilen 10 dakikayı ne kadar kötü kullandığı da anlaşılıyor. Raporda, minimum standartları sağlayan (yangın uyarı sistemi, ikaz düzeneği ve yangın merdivenleri) bir otelden bile bu kadar sürede herkesin çıkmasının mümkün olduğu belirtiliyor. Ayrıca yangının saat 03.17’de çıktığı, otoparkın kapısının ise zor kullanılarak 03.29’da açıldığı ifade ediliyor. Ancak aradan geçen 12 dakika içinde kimse uyandırılmadan otomobiller kurtarılmaya çalışıldı.
(03.29) Otelin lobi kapısı açılmış ve kapanmasın diye önüne koltuk konmuş. Bu da yangın için taze oksijen sağlamış.
PATRONLARIN ARAÇLARI KURTARILDI
Mağdur avukatlarından Seda Yıldız’a göre ise görüntülerde arabaları otoparktan çeken personelin kendi iradesiyle bir tasarrufta bulunması mümkün değil. “Yangının hemen ertesi günü jandarma tarafından alınan ifadelerinde neredeyse tüm çalışanlar ‘Bir yangın çıktı, kendimizi kurtardık ve misafirlere yetişemedik’ diyor. Fakat aynı jandarma, oradaki misafirlerin çoğunu pas geçiyor, hiçbirinin ifadesi alınmıyor. Çalışanlar sanki özel olarak kolluğa yönlendirilmiş ve ifade verdirilmiş. Tüm bunlar o gece bir şeylerin, emir ve talimat vermeye yetkisi olan kişiler tarafından dizayn edildiğini gösteriyor. Görüntülerdeki sekiz tane erkek personel otoparktan, patronların olduğunu düşündüğümüz arabaları kurtarmaya çalışıyor.”
(03.33) Personel kapalı otoparkın kapılarını 03.29’da zorla açtı, 03.33’te araçları çıkarmaya başladı.
Bilirkişi raporunda yangından önceki diğer ihmaller ise şöyle anlatılıyor:
Sprinkler, yangın kapıları, alev kapanları, otomatik söndürme, duman ve sıcaklık algılayıcı vb. altyapı yetersiz veya hiç yoktu.
Raporda, LPG kaynaklı yangınların yüksek enerji, hızlı yayılma, toksik gaz üretimi ve patlama riski gibi özellikleriyle diğer yangın türlerine nazaran daha fazla zarara neden olduğuna, felaketin boyutunu büyüttüğüne ve can kaybını da maksimum düzeyde artırdığına vurgu yapılıyor. Av. Yıldız, “2025 senesinde beş yıldızlı bir otelin mutfağında LPG’nin kullanılması dahi bir tercih. Faillerde hiçbir sorumluluk bilinci yok” diyor.
Davlumbazda otomatik yangın söndürme sistemi yoktu.
Tavanda duman ve/veya sıcaklık sensörü yoktu.
Restoran alanında otomatik söndürme tesisatı (sprinkler) ile duman veya sıcaklık algılayıcı yoktu.
Show alanında görünür alanlarda yangın söndürme cihazı yoktu ve sadece iç tarafta sol kolon dibinde bir adet tüp mevcuttu.
İfadelere göre bazen elektrikli cihazlar açık unutuluyordu.
Personele yangın ve acil durum eğitimi verilmedi, acil durumda hatalı ve yetkin olmayan ekipler kuruldu, bu ekip arasında riskin en yüksek olduğu gece saatlerinde çalışan personele yer verilmedi, yangın anında uyarı sistemini aktifleştirme sorumluluğu bulunan personel yangın eğitimi dahi almamıştı.
Bilirkişi raporunda otoparkın kapısının açılmasıyla taze havanın içeri girdiği ve otelin dışında alev dilinin oluştuğu ifadesi yer aldı.
YÖNETİCİLER ASLİ KUSULU
Raporda yukarıda da sayılan eksikliklerin, olayın sonuçlarının büyümesi ve ölü sayısının artması ile doğrudan ilişkili olduğu ve illiyet bağının kurulduğu belirtilerek otel yöneticilerinin asli derecede kusurlu olduğu değerlendirmesi yapılıyor:
“Otelin uzun yıllardır aynı şekilde mimari, mekanik ve inşai yapısını koruduğu, var olan ve süregelen bu özelliklerin her durumda mevzuatta belirtilen asgari teknik güvenlik sınırlarını sağlamadığı, bu mimari, mekanik ve inşai eksiklik ve yoklukların olayın başlaması ile doğrudan ilişkisi olmasa bile yangının hızla yayılması ve üst katlara ulaştıktan sonra insanların kaçamamasının birincil sebebi olduğu, bu yüzden olayın sonuçlarının büyümesi ve ölü sayısının artması ile doğrudan ilişkili olduğu, bu sebeple bu riskleri doğru şekilde öngöremeyen, İSG uzmanı çalıştırmayan, kim tarafından hazırlandığı belli olmayan risk değerlendirmesini doğru ve olması gerektiği şekilde hazırlatmayan otel yöneticileri ve yönetiminin asli derecede kusurlu olduğu…”